Emekli Maaşı Hesaplama

Fazla Prim Ödedikçe Emekli Maaşı Artar Mı?

Dünyadaki sosyal güvenlik sistemlerine bakıldığında, amacın kişileri çalıştırmak olduğu görülür. Çalışan kişilerin primleri yatmaya devam ederken, alacakları emekli maaşı da artış gösterir. Bu sayede çalışanların emeklilik geliri artarken, emekli maaşı için para çıkışı da geciktirilmiş olur. Ancak ülkemize bakıldığında bunun tam tersi bir durum görülür. 2000 yılına kadar işe başlamış olan kişilerin emekli maaşları çalıştıkça artar ancak 2008 yılında çıkarılan yasa ile bu durum değişmiştir. Ekim 20008 döneminden sonra olan çalışmalar için emekli aylığı çalıştıkça düşer. Bunun nedeni ise emekli maaşı hesaplama yapılırken kullanılan ABO değerinin düşürülmesidir. Bu konuda detaylı bilgi almak isterseniz “SGK Emekli Maaşlarını Nasıl Hesaplıyor?” isimli makalemizi okuyabilirsiniz.

2008 yılında yapılan reform adındaki değişiklik sonrasında, çalışanların emekli maaşlarında 40 liraya kadar azalma görülür. Çünkü çalışılan her 360 gün için aylık bağlama oranı %2’ye düşürülür. Aslında sisteme bakıldığında, çalıştıkça emekli maaşının artması gerekir. Emeklilik hakkı kazandıktan sora çalışan kişiler, 5 yıl daha çalışmaya devam ederse, emekli maaşlarında yaklaşık 400 lira kayıp yaşanır. Bu sorun ise ABO yani aylık bağlama oranının hem 2000 hem de 2008 yıllarında 2 kez düşürülmesinden kaynaklanır. Bu düşük nedeniyle emekli maaşı hesabında 3 farklı dönem ortaya çıkar ve her dönem için emekli maaşı farklı miktarlarda hesaplanır. Sizlere bu konuda detaylı bilgi verelim;

1999 yılı öncesi emekli maaşı hesaplama;

1999 yılı ve öncesi için çalışması olan bir SSK’lının emekli maaşı hesaplama için kullanılan aylık bağlama oranı %60 olarak alınır. Ayrıca 5000 günü dolduran ve bundan sonra prim ödeyen kişilerin ödedikleri her 240 gün için aylık bağlama oranı %1 oranında arttırılır. Bu da 9000 gün prim ödeyen kişinin aylık bağlama oranının %76 olmasını sağlar. Bu sayede ortalama olarak 25 yıl çalışan bir işçi 2000 lira üzerinden prim yatırmışsa, %76 olan aylık bağlama oranı üzerinden 1520 lira emekli aylığı almaya hak kazanacaktır.

2000-2008 yılları arası emekli maaşı hesaplama;

2000 yılında yapılan düzenleme ile aylık bağlama oranı %35’e düşürüldü. Bu rakam ilk 3600 gün geçerli sayıldı. Sonra yatırılan 5400 günün her bir yılı için aylık bağlama oranı %2, daha sonra yatırılan 9000 günün her bir yılı için de %1,5 olarak belirlendi. Bu durumda 2000 yılından sonra işe başlayanların emekli olmak için yatırdıkları 9000 günün aylık bağlama oranı toplamda %65’ düşmüş oldu. Bu durumda sigorta primi ortalama 2000 liradan yatan bir kişinin emekli maaşı 1520 liradan 1300 liraya düşmüş olur.

2008 yılı sonrası için emekli maaşı hesaplama;

2008 yılından sonra çıkarılan yeni yasaya göre aylık bağlama oranı daha da düşürüldü. Buna göre, 2008 yılından sonra çalışması olan kişilerin aylık bağlama oranları 9000 günün her bir yılı için %2 olarak alınır. Bu da toplam aylık bağlama oranının %50 olması anlamına gelir. Buna göre ortalama olarak 9000 gün için 2000 lira sigorta primi yatan birinin alacağı maaş, 1000 liraya düşmüş olur.

Fazla prim ödemenin emekli maaşına nasıl etkisi olur?

Uzmanlara göre fazla prim ödeyebilmek için kazancın ne olduğu çok önemlidir. Genel olarak bakıldığında her 360 gün için aylık bağlama oranı %2 olarak alınır. Burada aylık gelir önem kazanır. Aylık kazancı 3500 liranın altında olan kişiler fazla prim ödeseler bile emekli maaşları düşer. Ancak 3500 liranın üzerinden kazancı olanlar, fazla prim ödediklerinde emekli maaşları artar. Burada dikkat edilmesi gereken konu, yatırılan prim gün sayısının ne kadarının emekli maaşını etkilediğine dikkat etmektir.

Başka bir görüşe göre yatırılan primlerin emekli maaşını etkilemesinde matrahın önemi vardır. Örneğin; 2008 yılından sonra işe başlamış olan kişiler düşük matrahtan fazla prim ödemeye devam ederlerse, emekli maaşları düşecektir. Ancak orta ve yüksek matrahtan prim öderlerse, emekli aylıkları yükselir. 2000 yılı öncesinde ise düşük matrahtan prim ödemesi yapılsa bile, emekli maaşında ciddi artış sağlanabilir. 2008 yılından sonra çalışması olanların emekli maaşını arttırmak için öncelikle matraha bakması gerekir. Eğer matrah düşükse, fazla prim ödemeye gerek yoktur.

Emekli aylığının çalıştıkça düşmemesi için seçenekler nelerdir?

Yukarıdaki durumlara bakıldığında, emekli maaşının düşmemesini isteyen kişiler, açıklayacağımız yöntemleri deneyebilir;

  • Emekli olmak için gerekli olan prim gün sayısını dolduran kişilerin, çalışmayarak emekli olmayı evde beklemeleri daha avantajlı olacaktır.
  • 5300 liradan fazla kazancınız varsa, yatıracağınız ekstra primler emekli maaşınızın düşmesini değil artmasını sağlayacaktır. 5300 lira ya da daha fazla kazancınız varsa, bu matrah üzerinden vergi ödeyebilirsiniz.
  • Emekli maaşının düşmemesini sağlayan diğer bir seçenek ile 07 puantaj kodu şeklindedir. Buna göre sigorta primlerinin bir ay üzerinden değil, 7 gün üzerinden yatırılması gerekir. Buna göre aylığı 3000 lira ve üzerinde olan bir kişi sigorta primlerinin bir ay üzerinden değil de 7 gün üzerinden yatırırsa, emekli maaşı 360 günü tamamladığında 100 lira kadar artar.
  • Emekli maaşının çalışırken azalmaması için günümüzde uygulanan bir başka yöntem ise kayıt dışı çalışmadır. Yani emekliliğe hak kazanan kişiler kayıt dışı çalışarak sigorta primi ödememeyi seçerler ve yalnızca maaş alırlar. Görüldüğü gibi düşük prim ödeyenlerin emekli maaşı çalıştıkça azaldığı için bu sistem, kayıt dışı çalışmaya davetiye çıkarmaktadır.

Sisteme göre brüt maaşı 5300 liradan az olanların emekli maaşı azalıyor. Ülkemizde çalışan kişilerin yarısından çoğu için yatırılan sigorta primi asgari ücrettir. 5300 liranın altında olan primler, asgari ücrete yaklaştıkça emekli maaşını daha fazla düşürür. Bu da ülkemizdeki çalışan kişilerin büyük bir kısmının emekli olduğunda düşük maaş alacağı anlamına gelir.

Emekli maaşını arttırmanın yolları nelerdir;

Emekli maaşını arttırmak için pek çok yöntem bulunur. Ancak bu yöntemlerin dikkatli olarak uygulanması ve iyi planlanması gerekir. Sizlere bu yöntemler hakkında detaylı bilgi verelim;

  • Yukarıda anlatılanlara göre en yüksek emekli maaşını alacağınız dönem 1996,1997,1998 ve 1999 yıllarıdır. Bu yıllarda çalışması olan kişilerin emekli maaşları yüksek olur. Hatta pek çok uzmana göre bu yıllarda tam çalışması olan kişilerin emekli maaşları 100 ile 400 lira arasında artış göstermektedir. Eğer bu yıllarda çalışmanı yoksa, askerlik borçlanması, doğum borçlanması ya da yurt dışı borçlanması yapmalısınız.
  • Primin yüksek yatırılması, emekli maaşının artmasını sağlar. Ancak burada önemli olan prim kazancının yüksek olmasıdır. Çok uzun süre çalışmanız ya da fazla gün sayısı kadar prim yatırmanız, maaşı arttırmaz. Hatta bazı durumlarda daha az çalışan kişilerin daha fazla çalışan kişilere göre emekli maşaları yüksek olur. Bunun nedeni prime esas kazancın yüksek olmasıdır. Yani SGK’ya bildirilen kazanç tutarı ve yatırılan SGK priminin tutarı, asgari ücretin üzerindedir.
  • Emekli maaşınızı arttırmak için gerçek olarak aldığınız maaşın, bordronuzda olmasına dikkat etmelisiniz. Ülkemizde pek çok işveren, düşük sigorta primi ödemek için çalışanların maaşlarını asgari ücretten gösterir. Ancak 3000 ya da 4000 lira maaş alan birinin sigorta priminin asgari ücretten yatırılması, çalışanın emekli maaşından çalındığının göstergesidir. Bu nedenle aldığınız gerçek maaş üzerinden sigorta priminizin yattığından emin olun.
  • Sigorta priminizi üzerine düzenli olarak aldığınız ödemelerin eklenmesini sağlayın. Primleriniz asgari ücretten yatırılsa bile düzenli olarak adlığını yol yardımı, yemek yardımı, prim, ikramiye, ramazan kolisi, bayram harçlığı gibi ödemeler, emekli maaşınızın artmasını sağlayacaktır. İşvereninizden, bu ödemelerin primlerinize eklenmesini isteyin.
  • İki işte birden çalışmak da emekli maaşınızın artmasını sağlar. Sonuç olarak yatırıla toplam prim günü değil, bir ayda yatırılan sigorta primi, emekli maaşınızın artmasını sağlayacaktır. Adınıza iki iş yerinden sigorta primi yatarsa, aylık kazancınız yüksek olacağı için emekli maaşınız da yükselecektir. Bu konuda SGK tarafından herhangi bir kısıtlama bulunmaz ve yaptırım uygulanmaz. Ancak çalıştığınız yerdeki işveren, ikinci bir işe izin vermelidir. Kanuna bakıldığında, ceza almamanız için ikinci bir işte çalışmak adına işvereninizden izin almalısınız.
  • Emekli maaşını arttırmak ve daha kısa sürede emekli olabilmek için BAĞ-KUR yerine SSK’dan emekli olmayı deneyin. Emekli olurken son 3,5 yıllık çalışmalarınıza bakılır. Bağ kurlu olsanız bile son 3,5 yılda SSK’dan prim yatırırsanız, SSK üzerinden emekli olursunuz. Bu nedenle isteğe bağlı sigorta, tarım BAĞ-KUR, tarım SSK, zorunlu BAĞ-KUR gibi seçenekleri arka planda tutulmalı, önceliği SSK’ya vermelisiniz.
  • Çalışma hayatınızın son 3,5 yılında tavan kazanç bildirirseniz de emekli maaşınız artacaktır. Tavan kazanç üzerinden yatırılan primler maaşınızın aylık olarak 50-60 lira artmasını sağlar. Toplama bakıldığında emekli maaşınızın 800 lira kadar artmasını sağlayacaktır. Son 3,5 yılda yatırılan sigorta primlerinin yüksekten olması, emekli maaşınızı direkt olarak etkiler.
  • Emekli olurken dolduracağınız tahsis talep dilekçesi de önemlidir. Bu dilekçede yer alan bakmakla yükümlü olduğunuz kişi kısmını mutlaka işaretleyin. Eş ve çocuklarınız olduğunda, alacağınız emekli maaş miktarı da artış gösterir. Çünkü eş ve çocukları olan kişilerin aylık bağlama oranları daha yüksek tutulur.

Emekli maaşları nasıl hesaplanır?

Emekli maaşlarının nasıl hesaplandığı hakkında yukarıda kısaca bilgi verdik. Ancak hesaplama yapılırken başka değişkenler de kullanılır. Her dönem için farklı hesaplama formülleri vardır ve bu formüller de emekli maaşlarını etkiler. Emekli maaşları hesaplandıktan sonra son yapılan zamlar da maaşlara eklenir ve hesaplara yatırılır.

Emekli maaşınızın hesabınıza yatacağı tarih, dilekçeyi verdiğiniz tarihten itibaren ilk ayın başıdır. Peki ne kadar maaş alacağınızı nasıl öğreneceksiniz? Bu konuda detaylı bilgi almak için “SSK BAĞ-KUR Emeklisi Zamlı Maaş Hesaplama Nasıl Yapılır?” isimli makalemize göz atabilirsiniz.

Emekli maaşı hesaplama için yine üç farklı dönem kullanılır. İlk dönem 2000 yılı öncesidir. Bu dönemde gösterge ve katsayı sistemine göre maaş hesaplanır. Aylık bağlama oranının en yüksek olduğu dönemdir. Bu nedenle emekli maşalarının da en yüksek olduğu dönemdir.

2000-2008 arası dönemde ise gösterge sisteminin yerine güncelleme katsayısı getirilmiştir. Güncelleme katsayısı ise yıllık TÜFE ve Büyüme hızı oranlarına göre belirlenir. Ayrıca aylık bağlama oranı bir önceki döneme göre daha düşük alınır. Bu da 2008 yılına kadar olan çalışmalarınız için daha düşük emekli maaşı alacağınız anlamına gelir.

2008 yılı sonrasında ise hem güncelleme katsayısı düşürülmüş hem de aylık bağlama oranı %2’ye indirilmiştir. Güncelleme katsayısı için bir önceki dönemde büyüme hızının tamamı alınırken 2008’den sonraki dönemde büyüme hızının yalnızca %30’u dikkate alınır. Bu da emekli maaşınızın daha düşük olacağı anlamına gelir.

Bu üç döneme bakıldığında, en düşük emekli maaşı 2008 yılından sonra çalışması olanlar için bağlanmaktadır. Bu dönem için emekli maaşınızı arttırmak istiyorsanız, kazancınızı mümkün olduğu kadar yüksek göstermelisiniz. Çünkü tavandan yatırılan kazançlar, aylık bağlama oranından gelen rakamın artmasını sağlar be maaşınızı yükseltir. 2008 sonrası dönemde en az 3000 lira üzerinden sigorta primi yatırılmalıdır.

Hangi borçlanmalar yapılabilir?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi 2000 öncesi dönem için askerlik, doğum ve yurt dışı borçlanması yapılabilirse, emekli maaşı tutarı arttırabilir. Peki bu borçlanmalar nelerdir, nasıl yapılır? Sizlere bu konu hakkında detaylı bilgi verelim;

  • Doğum borçlanması;

Doğum borçlanması, çocuk olması nedeniyle iş hayatından uzaklaşmak zorunda olan kadınlara sağlanmış bir avantajdır. Kadınlar, doğumdan sonra yaklaşık 2 yıl kadar çalışamazlar. Çalışamadıkları bu süreyi ise toplu yatırmak şartıyla emekli olabilirler. Doğum borçlanması yapılabilmesi için kadınların bir iş kolunda sigortalı olarak çalışması şartı aranır. Doğumdan önce sigortalı olan kadınlar, doğum borçlanması yapabilirler. Doğum borçlanması için aynı zamanda çocuğun yaşıyor olması şartına da bakılır. Bu borçlanmayı en fazla 2 yıl için yapabilirsiniz ve doğumdan sonra 2 yıl boyunca hiçbir sigorta kolundan adınıza prim yatırılmamış olması gerekir. Bu borçlanmayı 2 yıldan daha kısa süre içinde yapabilirsiniz ancak üst limiti 720 gündür. Bu borçlanma en fazla en fazla 3 çocuk için 6 yıl olarak yapılabilir.

Doğum borçlanması, sigortanızın geriye dönmesini sağlamaz ve işe başlama tarihinizi geriye çekmez. Ancak çalışamadığınız yılları tekrar çalışmak zorunda kalmadan emekli olabilmenizi sağlar. Başka bir deyişle, toplamda 3 çocuk için en fazla 6 yıllık sürelik primi toplu olarak yatırabilir ve bu şekilde eksik olan sigorta primlerinizi çalışmak zorunda kalmadan tamamlayarak, emekli olabilirsiniz. Burada size sunulan bir diğer avantaj, yüksek prim yatırabilmenizdir. Primlerinizi tavan miktardan yatırırsanız, alacağınız emekli maaşı da o kadar yüksek olacaktır.

  • Askerlik borçlanması;

Askerlik borçlanması er ya da erbaşların askerlik süreleri ve yedek subayların, subaylık okulunda geçirdikleri süre kadar yapılabilir. Askerlik borçlanması yapabilmek için askerlik görevinizi yerine getirmiş olmanız gerekir. Askerde geçen sürelerde adınıza sigorta primi yatırılamayacağı için devlet, sonradan borçlanma yapılarak emeklilikte avantaj kazanılmasını sağlamıştır.

Askerlik borçlanması kişilere iki farklı avantaj sunar. Çalışmaya başlamadan önce askerliğini yapmış olan kişiler, bu borçlanma ile işe başlama tarihlerini, askerlik süresi kadar öne alabilir. Bu da emekli maaşının ve prim gün sayısının artmasını sağlar. Unutmayın ne kadar erken işe başlarsanız, o kadar fazla emekli maaşı alır ve o kadar erken emekli olursunuz.

Askerlik borçlanmasının diğer bir avantajı ise işe başladıktan sonra askerlik yapan kişilerdir. Bu kişiler, emekli olmak için yaş şartını ve hizmet süresini tamamladıktan sonra, prim gün sayısını doldurmak yerine askerlik borçlanması yaparlar ve eksik prim günlerini kendi ceplerinden ödeyerek emekli olabilirler. Doğal olarak, fazla çalışmaktan kurtulurlar ve istedikleri süre kadar askerlik borçlanması yapabilirler. Örneğin; 2 yıl askerlik yapmış bir kişinin emekli olması için 6 ay prim yatırması gerekiyorsa, 6 ay kadar askerlik borçlanması yaparak emekli olmaya hak kazanır ve çalışmak zorunda kalmaz. Bu kişi isterse 2 yılın tamamını da borçlanma yapabilir. Askerlik borçlanması alt ve üst limitlerden yatırılabilir. Eğer borçlanmanızı üst limitten yaparsanız, emekli maaşınızın artmasını sağlarsınız.

  • Yurt dışı borçlanması;

Yurt dışı borçlanması ise Türk vatandaşı olan kişilerin yurt dışında çalışmak için geçirdikleri süreler ile ev hanımı olarak geçirdikleri süreler için SGK’ya borçlanma yapabilmeleri anlamına gelir. Türk vatandaşı olan ve çalışmak için yurt dışına giden kişiler, Türkiye’den emekli olabilmek için bu süreleri borçlanma yapabilirler. Aynı şekilde yurt dışında ev hanımı olarak geçirilen süreler için de borçlanma yapılabilir. Bu borçlanma tutarının tavan miktardan yapılması ise emekli maaşının artmasını sağlar.

Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara